Güneş Koruyucu Nasıl Seçilir? SPF, UVA ve Etiket Okuma Rehberi

Güneş Koruyucu Nasıl Seçilir? SPF, UVA ve Etiket Okuma Rehberi

Güneş koruyucular, Türkiye’de ve Avrupa’da ilaç değil kozmetik ürün kategorisindedir ve etiketlerinde ne yazabileceği ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Doğru ürünü seçmenin yolu SPF rakamına bakmaktan değil, etiketin tamamını okumaktan geçer. Bir güneş koruyucunun UVA koruma değeri, etiketteki SPF’nin en az üçte biri olmak zorundadır; bu koşulu sağlayan ürünler ambalajda daire içinde “UVA” logosunu taşıyabilir. SPF değerleri dört koruma kategorisine ayrılır (düşük, orta, yüksek, çok yüksek) ve kategori etikette SPF ile aynı belirginlikte yazmalıdır. Ayrıca “tam koruma”, “güneş bloke edici” ve “gün boyu koruma” gibi ifadeler yasaktır — çünkü hiçbir güneş koruyucu %100 koruma sağlamaz. En sık yapılan hata ise ürün seçimi değil, miktar: laboratuvarda ölçülen korumayı elde etmek için yüz ve boyuna iki parmak uzunluğunda ürün gerekir.

Açık havada yüzüne güneş koruyucu krem uygulayan kadın ve SPF ürünleri

Güneş koruyucu rafında dakikalarca kalıp sonunda en yüksek rakamı seçmek yaygın bir davranış. Oysa etikette SPF’den başka en az üç bilgi daha var ve doğru ürünü belirleyen esas onlar.

Bu rehber etiketi baştan sona okumayı öğretiyor: kategori nedir, UVA logosu ne anlama gelir, hangi ifadeler yasaktır ve laboratuvarda ölçülen korumayı gerçekten elde etmek için ne yapmak gerekir.

Güneş koruyucu mevzuatta nasıl tanımlanır?

Bu, ürünü değerlendirmenin başlangıç noktası ve genellikle atlanır. Güneş koruyucular kozmetik ürün kategorisindedir; ilaç değildir. Avrupa’da ve Avrupa mevzuatını esas alan Türkiye’de üç ayrı düzenleme birlikte geçerlidir:

  • Kozmetik ürün mevzuatı (AB’de 1223/2009 sayılı tüzük) — ürün güvenliği, izinli UV filtreleri ve azami derişimleri belirler.
  • 2006/647/EC sayılı Komisyon Tavsiyesi — korumanın nasıl ölçüleceğini, nasıl ifade edileceğini ve etikette nasıl gösterileceğini standartlaştırır.
  • 655/2013 sayılı tüzük — kozmetik ürün iddialarının ortak kriterlerini belirler; her iddianın kanıtlanabilir olmasını şart koşar.

Bu üç metin birlikte işler: birine uyup diğeriyle çelişen bir etiket yine uygunsuz sayılır. Güneş koruyucu etiketlerinin bu kadar ayrıntılı düzenlenmesinin nedeni açık — yanıltıcı bir koruma iddiası, tüketicinin maruz kaldığı UV dozunu olduğundan az sanmasına yol açar.

UVB, UVA ve görünür ışık farkı

Cildin maruz kaldığı ışığı üç bölüme ayırmak, etiketteki rakamların neyi ölçtüğünü anlamayı sağlar.

Işın türüNereye ulaşır?Ne yapar?Etikette nasıl ölçülür?
UVB Epidermis (üst katman) Güneş yanığı ve kızarıklığın birincil sorumlusu SPF değeri
UVA Dermis (derin katman). Bulut ve camdan geçebilir Kolajen ve elastin liflerini etkiler; fotoyaşlanma ve pigment değişiklikleriyle ilişkilendirilir UVA logosu (daire içinde UVA) ve bazı ülkelerde PA derecelendirmesi
Görünür ışık / HEV Dermise ulaşabilir Araştırma aşamasında; özellikle koyu cilt tonlarında pigmentasyonla ilişkisi inceleniyor Standart bir etiket ölçüsü yok

Tablonun en önemli satırı ikincisidir. SPF yalnızca UVB’yi ölçer. Yüksek SPF’li bir ürün UVA korumasında zayıf olabilir — işte tam bu yüzden mevzuat bir alt sınır koymuştur ve bir sonraki bölümlerde göreceğimiz UVA logosu bu yüzden vardır.

SPF matematiği: %1 neden önemli?

En yaygın yanılgı, SPF 50’nin SPF 30’dan iki kat güçlü olduğunu sanmaktır. SPF doğrusal değil, azalan getirili bir eğri izler:

SPFBloke edilen UVB (yaklaşık)Cilde ulaşan UVB
15%93%7
30%97%3
50%98%2

Bloke edilen orana bakınca fark küçük görünür: %97 ile %98 arasında yalnızca bir puan var. Ancak cilde ulaşan miktara bakmak daha doğru bir okuma sunar: SPF 30 kullanırken cilde %3, SPF 50 kullanırken %2 ulaşır. Yani SPF 30, SPF 50’ye kıyasla cilde yaklaşık bir buçuk kat daha fazla UVB geçirir.

Bu fark çoğu kişi için pratikte küçüktür. Buna karşılık leke eğilimi olan, ışığa duyarlılık yaratan bir ilaç kullanan ya da uzun süre güneş altında kalacak kişiler için anlamlı olabilir. Kararı verirken şunu hatırlamak gerekir: yeterli miktarda sürülmüş bir SPF 30, az sürülmüş bir SPF 50’den daha iyi korur.

Etiketi okumak: kategoriler, UVA logosu ve yasaklı ifadeler

Bu bölüm, Türkçe içeriklerde neredeyse hiç yer almayan ama satın alırken en çok işe yarayan bilgileri içeriyor.

1. Dört koruma kategorisi

SPF değerleri rastgele yazılamaz; belirli kategorilere karşılık gelir ve kategori etikette SPF ile en az aynı belirginlikte yer almalıdır.

KategoriEtikette yazılabilecek SPF değerleri
Düşük koruma6, 10
Orta koruma15, 20, 25
Yüksek koruma30, 50
Çok yüksek koruma50+

Önemli bir kural: ölçülen değer yukarı yuvarlanamaz. Laboratuvarda SPF 28 ölçülen bir ürün etikette SPF 25 olarak yazılır, SPF 30 değil. Yani etiketteki rakam ürünün gerçek performansının en az o düzeyde olduğunu gösterir.

2. Daire içinde “UVA” logosu

Bu küçük logo, etiketteki en değerli bilgilerden biri ve çoğu kişi ne anlama geldiğini bilmiyor. Bir ürünün bu logoyu taşıyabilmesi için iki koşulu karşılaması gerekir:

  • UVA koruma faktörü, etiketteki SPF’nin en az üçte biri olmalıdır. SPF 30 yazan bir üründe UVA koruma faktörü en az 10 olmak zorundadır.
  • Kritik dalga boyu en az 370 nm olmalıdır — bu, korumanın UVA aralığının tamamına yayıldığını gösterir.

Bu koşulları sağlamayan bir ürün UVA koruması iddiasında bulunamaz. Dolayısıyla ambalajda daire içinde UVA görüyorsanız, ürünün dengeli bir geniş spektrum koruması sunduğunu biliyorsunuz demektir.

3. Yasaklı ifadeler

Mevzuat, tüketiciyi yanıltabilecek bazı ifadeleri açıkça yasaklar. Bir üründe şunları görüyorsanız, ürün uygun etiketlenmemiş demektir:

  • “Güneş bloke edici” / “sun block”
  • “Tam koruma” / “%100 koruma”
  • “Gün boyu koruma” veya yeniden sürmeye gerek olmadığını ima eden ifadeler

Gerekçe basittir: hiçbir güneş koruyucu UV ışınlarının tamamını engellemez ve hiçbir ürün gün boyu tek uygulamayla etkisini korumaz. Bu ifadeler tüketicinin gereğinden az koruma almasına yol açabilir.

4. Zorunlu uyarılar

Etikette ayrıca güneşe çıkmadan önce uygulanması, sık sık yenilenmesi ve bebeklerle küçük çocukların doğrudan güneş ışığından uzak tutulması yönünde uyarılar bulunmalıdır.

Mineral, kimyasal ve hibrit filtreler

Koruma, üründeki UV filtrelerinin çalışma biçimiyle sağlanır. İki temel yaklaşım ve giderek yaygınlaşan bir üçüncüsü var.

ÖzellikMineral (fiziksel)Kimyasal (organik)
Tipik içeriklerÇinko oksit, titanyum dioksitAvobenzon, oktokrilen, Tinosorb ve benzeri filtreler
Çalışma biçimiIşığı büyük ölçüde yansıtır ve dağıtırIşığı emer ve ısıya dönüştürür
Etkinin başlangıcıUygulandığı andaÜretici genellikle güneşe çıkmadan bir süre önce uygulanmasını önerir
Hassas ciltteGenellikle daha iyi tolere edilirBazı kişilerde tahriş görülebilir
GörünümHafif beyaz iz bırakabilir; yeni formülasyonlarda bu azalmıştırŞeffaftır, makyaj altına uygundur

Hibrit ürünler her iki filtre grubunu birlikte kullanır ve bugün piyasadaki ürünlerin önemli kısmı bu yapıdadır. Amaç yüksek koruma ile kabul edilebilir bir doku ve görünümü aynı üründe birleştirmektir.

Seçim kriteri: “hangisi daha iyi” sorusunun tek bir cevabı yok. Belirleyici olan, ürünü her gün ve yeterli miktarda sürecek kadar sevmenizdir. Cildinizde ağırlık yapan veya görünümünü beğenmediğiniz bir ürünü az sürersiniz — ve az sürülen yüksek SPF, yeterli sürülen orta SPF’den daha kötü korur.

İki parmak kuralı ve doğru uygulama

Etiketteki SPF değeri laboratuvarda santimetrekareye 2 miligram ürün kullanılarak ölçülür. Gerçek hayatta çoğu kişi bu miktarın belirgin biçimde altında kullanır ve elde ettiği koruma etikette yazandan düşük olur.

İki parmak kuralı bu miktarı yakalamanın pratik yoludur: işaret ve orta parmağınızın boyunca iki şerit halinde ürün sıkın. Bu miktar yüz ve boyun için gereken dozdur.

En sık atlanan bölgeler

  • Kulak üstleri ve arkası — özellikle kısa saçlılarda.
  • Göz çevresi — cildin en ince olduğu bölge; göz içine kaçmayan formüller tercih edilebilir.
  • Boyun ve dekolte — yüze gösterilen özenin buraya gösterilmemesi zamanla belirgin fark yaratır.
  • Saç çizgisi ve saç ayrımı — güneş ışınlarını en dik açıyla alan bölgelerden biri.
  • El sırtları — sürekli açıkta kalır ve neredeyse hiç sürülmez.

Yenileme

Güneş koruyucu tek uygulamayla gün boyu etkisini korumaz. Terleme, suyla temas, havluyla kurulama ve elle temas koruyucu tabakayı bozar. Güneş altında geçirilen zamanda birkaç saatte bir yenilemek gerekir; bu, etiketlerdeki zorunlu uyarıların da konusudur.

Makyajlı ciltte yenileme için stick, toz veya sprey formlar pratik seçeneklerdir; ancak bunlarda da yeterli miktar kuralı geçerlidir.

Yaygın bir yanılgı: “Fondötenimde SPF var, yeterli.” Nemlendirici veya fondötendeki SPF bir ek katkıdır, strateji değildir. Etiketteki korumayı bu ürünlerden elde etmek için normalde kullandığınızın kat kat fazlasını sürmeniz gerekir ki bu pratikte mümkün değildir. Güneş koruması, makyajın altına bağımsız bir ürünle sağlanır.

Mavi ışık (HEV): kanıt nerede duruyor?

Son yıllarda ekranlardan yayılan mavi ışığın cildi etkilediği yönünde çok sayıda içerik dolaşıyor. Bu başlıkta dengeli bir çerçeve kurmak gerekiyor, çünkü kanıt UV kadar oturmuş değil.

Bilinenler: görünür ışık spektrumu cilde ulaşır ve laboratuvar çalışmalarında, özellikle koyu cilt tonlarında pigmentasyon yanıtını tetikleyebildiği gösterilmiştir. Bu nedenle melazma gibi pigment sorunları olan kişilerde görünür ışık koruması dermatoloji literatüründe tartışılan bir başlıktır. Demir oksit içeren renkli (tinted) ürünlerin görünür ışığı fiziksel olarak filtreleyebildiği de bilinmektedir.

Bilinmeyenler: ekran kaynaklı mavi ışığın günlük yaşamda cilt üzerinde ne ölçüde etki yarattığı net değildir. Ekranların yaydığı görünür ışık şiddeti, gün ışığından kat kat düşüktür — pencereden içeri giren ışık, bilgisayar ekranından gelen ışıktan çok daha yüksek bir doz taşır. Ayrıca mevzuatta görünür ışık koruması için tanımlı bir ölçüm veya etiket değeri yoktur.

Pratik sonuç: pigment sorunu olan biri için renkli (demir oksit içeren) bir güneş koruyucu mantıklı bir tercih olabilir. Bunun dışındaki kişiler için ekran kaynaklı mavi ışık, güneş koruma stratejisinin önceliği değildir. Öncelik hâlâ UVA ve UVB’dir.

Güneş kremi D vitamini eksikliği yapar mı?

Bu, güneş koruyucu kullanmama gerekçesi olarak en sık öne sürülen soru ve cevabı düşünüldüğü kadar karmaşık değil.

Hiçbir güneş koruyucu UV ışınlarının tamamını engellemez — yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi SPF 50’de bile cilde bir miktar UVB ulaşır. Ayrıca gerçek hayatta uygulanan miktar laboratuvar koşullarının altında kaldığı için, geçen ışın oranı daha da yüksektir. Gündelik yaşamda farkında olmadan maruz kalınan ışık, çoğu kişide ciltteki üretim için bir miktar katkı sağlamayı sürdürür.

Buna karşılık D vitamini yetersizliği Türkiye’de yaygın bir durumdur ve bunun nedeni güneş kremi kullanımı değildir: kış aylarının uzunluğu, kapalı mekânda geçen çalışma saatleri, giyim tercihleri ve gıdalarda D vitamini zenginleştirmesinin sınırlı olması daha belirleyicidir. Konunun ayrıntısını D vitamini rehberimizde ele aldık.

Doğru yaklaşım: D vitamini için korumasız güneşlenmeyi bir yöntem olarak seçmek yerine, beslenme ve gerekiyorsa hekim değerlendirmesiyle takviye yolunu izlemek. Cilt kanseri riski açısından bu daha güvenli bir tercihtir.

Sık yapılan 7 hata

  1. Yeterli miktar sürmemek. En yaygın ve en belirleyici hata. İki parmak kuralı yüz ve boyun için geçerlidir.
  2. Sadece SPF rakamına bakmak. UVA logosu olmayan bir ürün, yüksek SPF’ye rağmen UVA tarafında zayıf olabilir.
  3. Yenilememek. Güneş altında geçen zamanda birkaç saatte bir yenileme gerekir.
  4. Bulutlu havada ve kışın atlamak. UVA bulutlardan ve camdan geçebilir. Kar ve su yüzeyleri ışınları yansıtarak maruziyeti artırır.
  5. Fondötendeki SPF’ye güvenmek. Ek katkıdır, bağımsız bir ürünün yerini tutmaz.
  6. Süresi geçmiş ürünü kullanmak. Filtreler zamanla bozulur; ambalajdaki son kullanma tarihine ve açıldıktan sonraki kullanım süresine bakın.
  7. Güneş koruyucuyu tek önlem saymak. Etiketlerdeki zorunlu uyarıların da hatırlattığı gibi, koruma bütünsel bir davranışın parçasıdır: gölge, giysi, şapka, gözlük ve öğle saatlerinde doğrudan güneşten kaçınmak.

Herbalife gamında güneş koruyucu var mı?

Hayır. Bu yazının yayımlandığı tarih itibarıyla Herbalife’ın Türkiye ürün gamında güneş koruyucu bulunmuyor; dolayısıyla besincantam.com üzerinden de satılmıyor. Bu yazı bir ürün tanıtımı değil, genel bilgilendirme amaçlı bir rehberdir.

Güneş korumanız için eczane veya kozmetik mağazalarından, yukarıdaki etiket kriterlerini karşılayan bir ürün seçebilirsiniz. Aradığınız üç şey: uygun koruma kategorisi, daire içinde UVA logosu ve her gün sürmek isteyeceğiniz bir doku.

Güneş koruması bir cilt bakım rutininin son adımıdır ve sabah rutininin geri kalanıyla birlikte anlam kazanır. Sıralama şöyledir: temizleme, bakım (serum), nemlendirme ve en son güneş koruyucu.

Bu rutinin ilk adımları için HL/Skin serisinin sabah ürünlerine bakabilirsiniz. Rutin sırası ve ürünlerin nasıl birleştirileceği için cilt bakımı rutin rehberimize göz atın.

Bir not: gece rutininde A vitamini türevi (retinol, retinil palmitat) içeren bir ürün kullanıyorsanız, gündüz güneş koruması daha da önem kazanır. Bu bileşenler cildin ışığa duyarlılığını artırabilir. A vitamininin hem ağızdan hem cilde uygulanan biçimlerini ve toplam alım konusunu A vitamini rehberimizde ele aldık.

Herbalife HL/Skin Canlandırıcı Gece Kremi 50 ml

HL/Skin Gece Kremi

Gece rutini · retinil palmitat içerir

Ürünü İncele
Herbalife Collagen Drink Powder çilek ve limon aromalı 171 g

Collagen Drink Powder

İçeriden cilt bakımı

Ürünü İncele
Herbalife Formül 2 Vitamin ve Mineral Kompleks Kadınlar İçin

Formül 2

A, C ve E vitaminleri

Ürünü İncele
Herbalifeline Max omega-3 balık yağı kapsül

Herbalifeline Max

Omega-3 EPA/DHA

Ürünü İncele

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve kişisel sağlık tavsiyesi, tanı ya da tedavi önerisi yerine geçmez. Ciltte yeni ortaya çıkan veya değişen bir ben, iyileşmeyen bir yara ya da şüpheli bir leke fark ederseniz dermatoloğa başvurun. Işığa duyarlılık yaratan bir ilaç kullanıyorsanız, gebe veya emziriyorsanız ya da süregelen bir cilt hastalığınız varsa ürün seçimi için hekiminize danışın.

Sık sorulan sorular

Kaç faktör güneş kremi kullanmalıyım?

Etiketteki SPF değerleri dört kategoriye ayrılır: düşük koruma (6, 10), orta koruma (15, 20, 25), yüksek koruma (30, 50) ve çok yüksek koruma (50+). Günlük kullanım için yüksek koruma kategorisi yaygın bir tercihtir. Ancak belirleyici olan yalnızca rakam değildir: ürünün daire içinde UVA logosu taşıması ve yeterli miktarda sürülmesi en az onun kadar önemlidir. Yeterli sürülmüş bir SPF 30, az sürülmüş bir SPF 50’den daha iyi korur.

SPF 50, SPF 30’un iki katı mı koruyor?

Hayır. SPF 30 UVB ışınlarının yaklaşık %97’sini, SPF 50 ise yaklaşık %98’ini bloke eder. Cilde ulaşan miktar açısından bakıldığında SPF 30’da %3, SPF 50’de %2 ulaşır; yani SPF 30 yaklaşık bir buçuk kat daha fazla ışın geçirir. Fark çoğu kişi için küçüktür ancak leke eğilimi olanlar veya uzun süre güneş altında kalacaklar için anlamlı olabilir.

Daire içindeki “UVA” logosu ne anlama geliyor?

Ürünün UVA koruma faktörünün, etiketteki SPF’nin en az üçte biri olduğunu ve kritik dalga boyunun en az 370 nm’ye ulaştığını gösterir. Örneğin SPF 30 yazan bir ürün bu logoyu taşıyorsa, UVA koruma faktörü en az 10’dur. Bu koşulları sağlamayan ürünler UVA koruması iddiasında bulunamaz. Etiketteki en değerli bilgilerden biridir.

“Tam koruma” veya “güneş bloke edici” yazan ürünler daha mı iyi?

Tam tersine: bu ifadeler mevzuatta yasaktır. “Sun block”, “tam koruma” ve “gün boyu koruma” gibi ifadeler, hiçbir güneş koruyucunun sağlayamayacağı bir korumayı ima ettiği için kullanılamaz. Bu ifadeleri taşıyan bir ürün uygun etiketlenmemiş demektir.

Ne kadar güneş kremi sürmeliyim?

Etiketteki SPF değeri laboratuvarda santimetrekareye 2 miligram ürün kullanılarak ölçülür. Bu miktarı yakalamanın pratik yolu iki parmak kuralıdır: işaret ve orta parmağınızın boyunca iki şerit halinde ürün, yüz ve boyun için gereken dozdur. Çoğu kişi bunun altında kullanır ve elde ettiği koruma etikette yazandan düşük olur.

Bulutlu havada veya kışın güneş kremi gerekir mi?

Evet. UVA ışınları bulutlardan ve camdan geçebilir; UVB kışın azalsa da tamamen kaybolmaz. Ayrıca kar ve su gibi yüzeyler ışınları yansıtarak maruz kalınan dozu artırır. Cam arkasında geçirilen zaman UVB açısından koruma sağlar ama UVA için sağlamaz.

Mineral mi kimyasal mı filtre daha iyi?

Tek bir doğru cevabı yok. Mineral filtreler (çinko oksit, titanyum dioksit) uygulandığı anda etki eder ve genellikle hassas ciltte daha iyi tolere edilir, ancak hafif beyaz iz bırakabilir. Kimyasal filtreler şeffaftır ve makyaj altına uygundur, ancak bazı kişilerde tahrişe yol açabilir. Belirleyici olan, ürünü her gün ve yeterli miktarda sürecek kadar sevmenizdir.

Güneş kremi D vitamini eksikliği yapar mı?

Hiçbir güneş koruyucu UV ışınlarının tamamını engellemez; SPF 50’de bile cilde bir miktar UVB ulaşır ve gerçek hayatta uygulanan miktar laboratuvar koşullarının altında kaldığı için bu oran daha da yüksektir. Türkiye’de D vitamini yetersizliğinin yaygın olmasının nedeni güneş kremi kullanımı değil; kış aylarının uzunluğu, kapalı mekânda geçen saatler, giyim tercihleri ve gıdalarda zenginleştirmenin sınırlı olmasıdır. D vitamini için korumasız güneşlenmek yerine beslenme ve gerekiyorsa hekim değerlendirmesiyle takviye yolu daha güvenlidir.

Güneş kremi kaç saatte bir yenilenmeli?

Güneş altında geçirilen zamanda birkaç saatte bir yenileme gerekir. Nedeni iki yönlüdür: filtreler ışığa maruz kaldıkça etkinliğini kaybedebilir ve terleme, suyla temas, havluyla kurulama ya da elle temas koruyucu tabakayı fiziksel olarak bozar. Etiketlerde sık sık yenileme uyarısının bulunması zorunludur.

Ekran mavi ışığı için güneş kremi sürmeli miyim?

Görünür ışığın cilde ulaştığı ve laboratuvar koşullarında özellikle koyu cilt tonlarında pigmentasyon yanıtını tetikleyebildiği bilinmektedir; demir oksit içeren renkli ürünler bu ışığı filtreleyebilir. Buna karşılık ekranların yaydığı görünür ışık şiddeti gün ışığından kat kat düşüktür ve mevzuatta bu koruma için tanımlı bir ölçüm yoktur. Pigment sorunu olan kişiler için renkli bir ürün mantıklı olabilir; diğerleri için öncelik hâlâ UVA ve UVB korumasıdır.

Fondötenimdeki SPF yeterli mi?

Yeterli değildir. Nemlendirici veya fondötendeki SPF bir ek katkıdır. Etiketteki korumayı bu ürünlerden elde etmek için normalde kullandığınızın kat kat fazlasını sürmeniz gerekir ki bu pratikte mümkün değildir. Güneş koruması makyajın altına bağımsız bir ürünle sağlanır.

Herbalife’ın güneş koruyucusu var mı?

Herbalife’ın Türkiye ürün gamında bu yazının yayımlandığı tarih itibarıyla güneş koruyucu bulunmuyor. Güneş korumanız için etiket kriterlerini karşılayan bir ürünü eczane veya kozmetik mağazalarından seçebilirsiniz. Cilt bakım rutininin diğer adımları için HL/Skin serisine bakabilirsiniz.

Kaynaklar

Bu yazıda kullanılan kaynaklar

  • Commission Recommendation 2006/647/EC — güneş koruyucu ürünlerin etkinliği ve bunlara ilişkin iddialar hakkında Komisyon Tavsiyesi (koruma kategorileri, UVA/SPF oranı, yasaklı ifadeler ve zorunlu uyarılar). EUR-Lex tam metin
  • Avrupa Komisyonu — Sunscreen products (resmî konu sayfası; UVA logosu ve asgari etkinlik standartları)
  • Regulation (EC) No 1223/2009 — kozmetik ürünler tüzüğü; izinli UV filtreleri ve azami derişimleri belirler
  • Regulation (EU) No 655/2013 — kozmetik ürün iddialarının ortak kriterleri
  • Commission Regulation (EU) 2024/996 — kozmetik ürünlerde A vitamini türevlerine ilişkin sınırlamalar ve uyarı zorunluluğu
  • T.C. Sağlık Bakanlığı, Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumu — kozmetik ürünler mevzuatı (güneş koruyucular Türkiye’de kozmetik ürün kategorisindedir)

İlgili makaleler

🎖️

Doğuş Dilan — Herbalife Bağımsız Distribütörü

2011’den bu yana Herbalife Bağımsız Distribütörü, Van/İpekyolu. Bu yazıdaki etiketleme kuralları, koruma kategorileri ve yasaklı ifadeler kaynaklar bölümünde listelenen resmî mevzuat metinlerine dayanır. Yazı bir ürün tanıtımı değildir; Herbalife’ın Türkiye gamında güneş koruyucu bulunmamaktadır. Tanı veya tedavi önerisi içermez. Hakkımızda sayfasını görüntüleyin →

Alışveriş Sepeti
Scroll to Top
Besin Çantam
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.